Bölge halkının ‘gündüzü seyranlık gecesi gerdanlık’ diye tanımladığı Mardin, özellikle dini bayramlarda kutsal bir havaya bürünüyor. Tarihsel geleneği günümüze taşıyan ve dizi-sinema sektörüne doğal bir plato imkanı sunan Mardin evleri, hiçbir evin gölgesi birbirinin üzerine düşmeyecek şekilde kalenin eteklerinden Mezopotamya ovasına doğru yerleşmiş vaziyette. Öte yandan şehirde İslamiyet, Hristiyanlık ve Süryanilik izlerini taşıyan camiler, medreseler, kiliseler ve manastırlar barış içinde yaşamın sembollerinden biri halinde. Artuklu Dönemi mimari örneklerinden biri olan Mardin Ulu Cami bugün hala ibadete açık. Temeli 397 yılında atılan ve dünyanın en eski manastırlarından biri kabul edilen Mor Gabriel Manastırı ile Süryani topluluğunun önemli dini merkezlerinden biri olan Deyrulzafaran Manastırı, Mardin’i eşsiz hale getiren yapılardan biri olarak ziyaretçi kabul ediyor.